Cevap Gönder  

Aktif Üye
Aktif Üye
 
Yaş: 62
Kayıt: 19.10.2006
Mesajlar: 130
blank.gif
 Bir fincan kahve icer misiniz?...
 Çar 15 Kas, 2006 11:02
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bir fincan kahve icer misiniz?...
Is yasaminda önemli yerlere gelmis bir grup eski mezun arkadas grubu üniversitedeki hocalarindan birini ziyarete gitmis.Cesitli konular konusulduktan sonra sohbet, isin yarattigi strese ve hayatin zorluklarina gelmis.
Yasli üniversite hocasi ziyaretcilerine kahve ikram etmek üzere mutfaga gitmis ve degisik boy, renk ve kalitede bir cok fincanin bulundugu bir tepsiyle geri dönmüs.Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanlari ve kahve termosunu masaya koyup kahvelerini oradan almalarini söylemis.
Tüm eski ögrenciler kahvelerini alip koltuklarina döndügünde hocalari onlara sunu söylemis: "Farkina vardiniz mi bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahali fincanlarin hepsi alindi,masada yalnizca ucuzve basit görünümlü fincanlar kaldi.. Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama iste bu demin bahsettiginiz problemlerinizin ve stresin nedeni.
Hepinizin istedigi fincan degil, kahve iken, bilinçli olarak herbiriniz birbirinizin aldigi fincanlari gözleyerek daha iyi olan fincanlari almaya ugrastiniz. Yasam kahveyse, is, para ve mevki fincandir.
Bunlar yalnizca Yasam'i tutmaya yarayan araçlardir, ama Yasam'in kalitesi bunlara göre degismez.
Bazen yalnizca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çikarmayi unutabiliyoruz."



Ne zaman hayatınızda bazı şeyler taşınamaz hale gelirse ....

Ne zaman hayatınızda bazı şeyler taşınamaz hale gelirse ne zaman 24 saat kısa gelmeye baslarsa, O zaman mayonez kavanozu ve 2 fincan kahveyi hatırlayınız!
Bir gün bir profesör felsefe dersindedir Ders basladiginda, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve içerisini tenis topları ile doldurur. Ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Ögrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler.
Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, Onlar da "evet" doldu derler. Tekrar profesör masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler de koro halinde "evet" derler. Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler! Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek "evet" diyerek; ben "Bu kavanozun sizin hayatinizi simgelediğini ifade etmeye çalıştım" der. Söyle ki; Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; dininiz, ibadetleriniz, aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir. Şayet diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatinizi doldurur. O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; isiniz, eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir."Şayet kavanoza önce kum doldurursanız..." diye, anlatmaya devam eder, "çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz. Ayni şey hayatimiz için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktir. Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz eden şeylere çevirin. Çocuklarinizla oynayın. Sıhhatinize dikkat edin. Esinizle yemeğe çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin.
Gerisi hep kumdur. Bu ara bir öğrenci parmağını kaldırır ve sorar; "Pekiyii, o iki fincan kahve nedir?" Profesör gülerek: "Bu soruyu sorduğuna sevindim. Hayatiniz ne kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar vakit ayırın!"


Üye
Üye
 
Yaş: 43
Kayıt: 24.08.2006
Mesajlar: 47
blank.gif
 (Başlık yok)
 Çar 15 Kas, 2006 11:53
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

ikiside benim sevdiğim, pozitif olduğum anlarda düşündüğüm ya da uygulamaya koymaya çalıştığım hikayeler... ama ben en azından kendi adıma söyleyeyim hayat böyle olmuyor,insanlar olaylar karşısında bu kadar dingin bu kadar objektif olamıyor.... keşke yapabilesek... Smile (bugün pozitif değilim sanırım Smile)

_________________
http://karpuzzz.blogspot.com/

Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
 
Yaş: 45
Kayıt: 15.04.2006
Mesajlar: 483
Şehir: İstanbul
turkey.gif
 (Başlık yok)
 Çar 15 Kas, 2006 19:41
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Yapmak için iki kişi yeter bence.
İnsanın kendisi ve eşi.
İki taraf da birbirinden hoşnutsa uygulayabilir böyle güzel şeyleri.
Ebeveyn ve kardeşlerimizle de aramız iyi, arkadaşlarımız da var.
Bakalım çocuklarımız olunca aynı iyimserlikte devam edebilecek miyim?

_________________
[email protected]

Aktif Üye
Aktif Üye
 
Yaş: 62
Kayıt: 19.10.2006
Mesajlar: 130
blank.gif
 (Başlık yok)
 Çar 15 Kas, 2006 23:07
Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

İnşallah Auryn, lütfen ilişkilerinize emek verin, solmasınlar,çok önemli, inanın..
Karpuzz, ne oldu canım sana, kıyamam ben..Smile
Aldırma, derdi lise sondayken bir dersane öğretmenimiz, ne demişler: "Bu da geçer yâ hû!"

_________________
[b]http://hayateylul.blogcu.com[b]

  « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionSonraki başlık »

   

Bu konuya bakanlar:0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir

Çevrimiçi olanlar: Yok

 Forum Seçin:   

Telif Hakkı CC, Diyet Kardeşliği. Bazı Hakları Saklıdır.
Telif Hakkı © 2006, 2020. Diyet Kardeşliği orijinal fikri Elif Sami'ye aittir.